"Bir gün şu dünyadan ansızın göçüp gidersem eğer, sana çok şey kalmayacak Canım Kızım... Bir şu blogda yazdıklarım, bir de gözyaşlarıyla ıslanmış eski bir seccade... Hakkını helal et olur mu?... "Yazmasam yaşayamazdım, yazmasam çatlardım..."
Gecenin içinden geçiyorum şehirler çıkıyor karşıma, bilmediğim şehirlerden geçiyorum gece çıkıyor karşıma... Gecenin içinde şehirler var şehirlerin içinde insanlar insanların içinde hüzünler var hüzünlerin içinden geçiyorum yar... Her uzun yolculukta yaşarım bunu kaybolurum gecenin içinde ve gece benim içimde... İçimde gece gibi karanlık bir sessizlik gecenin içinde ben, benim içimde gece içimde şehirler, insanlar, hüzünler çok uzaklara gidiyorum kendimden, kendime geliyorum sonra hasretin çıkıyor karşıma... Kendimden geçerim de vazgeçmem hasretinden, yüreğimde koca bir hasret sana geliyorum yar ve sevdan her karanlık gecenin sabahında güneş gibi doğuyor yüreğime... Sen doğdukça aydınlanıyorum karanlık kaybolurken insanlar azalıyor, hüzünler yok oluyor ve kabuk bağlıyor çocukluk yaralarım... Ben her gece sana geliyorum yar bırak da bir gece sende kalayım, yaralarımın kabukları dökülsün hüznümün izi kapansın, bırak da bir bir gece sende kalayım ve o gece bir ömür sürsün içimdeki çocuğun hüzünlü yüzü gülsün... 22.4.2016 - 03.26 / - KaramsarKorkuluk
0 Yorumlar