Acizin Biriyim "İsmim Bilâl" (Rap)


İsmim Bilâl... İzmir doğumlu bir fani beden,
Yüreği kurak topraklarda sessizce sürgün gezen.
İki sene önce kaleme kazınan tüm bu satırlar,
Şimdi mikrofondan kalbe aksın, yıkılsın tüm duvarlar!
Zaman aktı geçti, baki kaldı bu derin dertler,
Kulak ver sesime, açıldı bak kapalı perdeler.

Beyaz bir anne, esmer bir babadan dünyaya gelmişim,
Buğday tenliyim ama özümde siyahi bir ruh sezmişim.
Güneşte kaldıkça kavrulur tenim, kararır her yanım,
Fakat Allah sevgisi alevlenince, aydınlanır karanlığım.
Arapça'da Bilâl; su gibi ıslatan, can veren demek,
En kurak toprakta bile filiz yeşerten kutsal bir emek.
Yıllar yılı gözyaşımı çölleşmiş yüreğime akıttım,
Kendi kendimi yeşertmek uğruna bu dünyadan bıktım.
On dört saat sürmüş anamın çektiği doğum sancısı,
İçimde birikmiş sanki asırların sönmez acısı.
Bir cuma günü doğmuşum, sela ve ezanın tam arası,
Ruhuma kazınmış sanki o kutsal vaktin pak aynası.
İsmimin ikinci hecesi gibi ömrümce sustum, oldum lâl,
İçimde fırtınalar koptu da dışımda kalmadı hiç mecal.
Hayatımda yutkunduğum, haykıramadığım çok sır oldu,
Gönül bahçemde açan tüm umutlar erkenden soldu.

İsmim Bilâl, içimdeki acı sürgünden azad et beni Allah'ım!
Su gibi berrak bir kabir hayatı diliyorum, duysun feryadım.
Yeryüzüne gönderilen en güzel Peygamberin ümmetiyim,
O'nun nur yüzünü görmek, O'na teslim olmak tek ümidim.

Henüz beş yaşımda başladım elime kalemi alıp yazmaya,
Küçük çaplı matematikle hayata dair kuyular kazmaya.
Nereden bilebilirdim çocuk yaşta şiirler fısıldayacağımı?
Ömür boyu dünya hesabı içinde boğulup kalacağımı...
Dört beş yaşlarında ezan sesiyle başladı çocukluk çağım,
Cami yollarında yankılanırdı benim en saf sığınağım.
Ezberledim ayetleri, abdest alıp seccadeye koştum,
O vakitler dünyadan uzak, Rabbimin aşkıyla coştum.
Sonra öyle bir hayatla sınandım ki koptu büyük kıyamet,
Etrafımdaki herkes dünyalık peşinde, tam bir gaflet.
Köle gibi düştüm peşlerine, bir an bile yetişemedim,
Onu kaybetmeyeyim, bunu tutayım derken kendimi kaybettim.
Çocukluğunda sokaklarda bağıra bağıra ezan okuyan o Bilâl,
Ezanı da unuttu, cami yolunu da, her şey oldu ziyan.
Kurtuluş çağrısı kulaklarımda çınlarken ben geri durdum,
Nefsimin karanlık dehlizlerinde kendi kendimi vurdum.

İsmim Bilâl, içimdeki acı sürgünden azad et beni Allah'ım!
Su gibi berrak bir kabir hayatı diliyorum, duysun feryadım.
Yeryüzüne gönderilen en güzel Peygamberin ümmetiyim,
O'nun nur yüzünü görmek, O'na teslim olmak tek ümidim.

Kuş misali Allah sevgisini bunca yıl göğüs kafesimde taşıdım,
Ama besleyemedim, büyütemedim, hep günahlarla yaşadım.
Oturup kendi hata defterimi yapayalnız okumak varken,
Başkalarının günahına takılıp kalmışım ben çok erken.
Başıma gelen şerlerden herkesi ve kendimi sorumlu tuttum,
Korkulara esir düşüp, yaşamın gerçek rengini unuttum.
Oldum olası köpeklerden korktum, insanlardan tiksindim,
Kendi iç dünyamın parmaklıkları ardında hep nefret biriktirdim.
Ama şimdi ne kırgınlık kaldı içimde, ne bir gizli kızgınlık,
Tanıdığım herkese hakkım helal, bitti o eski huysuzluk.
Siz de hakkınızı helal edin bu fani, yorgun yolcuya,
Bu sene başından beri yeni güzellikler doğdu yolumuza.
Tevekkül içinde, sessiz ve sakin bir ömür tek dileğim,
Ne kadar vaktim kaldı bilmem, hepimiz ölecek yaştayız, bilirim.
Söz bitti, isyan dindi, artık yürekte sadece rıza var,
Gönül kapımı çalan ölüm meleğine ne sitem var ne de duvar.

İsmim Bilâl, içimdeki acı sürgünden azad et beni Allah'ım!
Su gibi berrak bir kabir hayatı diliyorum, duysun feryadım.
Yeryüzüne gönderilen en güzel Peygamberin ümmetiyim,
O'nun nur yüzünü görmek, O'na teslim olmak tek ümidim.

İsmim Bilâl... Bir lâlim evet birçok derin konuda.
Hesap kapandı, dünya bitti, büyük teslimiyet var yolun sonunda.
Rabbimden hakkımda en hayırlısını, en kolayını diliyorum.
Gözyaşlarıyla yıkanmış, su gibi berrak bir geleceğe yürüyorum...
Arındım yüklerimden, döndüm çocukluğumun o pak anına,
Sığındım canımdan aziz bildiğim yüce Yaradan'ın şanına.

Yorum Gönder

0 Yorumlar