Divriği’den çıktım hicret yoluna,
Aşkın badesini aldım elime,
Gönül verdim erenlerin diline,
Yana yana Hak kapısına yöneldim.
Aksaray'da bekleyen piri boyladım,
Gözyaşımla kalbi feryat eyledim,
Somuncu Baba’dan himmet diledim,
Nefsin sarayını yıktım da geldim.
Kırşehir bağında Ahi Evran var,
Hacı Bektaş Veli kalpleri sarar,
Aşk meydanında sadece can aranır,
Serimi meydana koydum da geldim.
Konya deryasında Şems-i Tebrizi,
Mevlana potası eritir bizi,
Sildim yüreğimden dünyalık izi,
Neyin feryadını duydum da geldim.
Ankara önünde dizlerim titrer,
Hacı Bayram Veli bağrını açar,
Ulus’un bağından nurlar saçar,
Dünya hırkasını attım da geldim.
Kastamonu'da Hacı Şâbân-ı Veli,
Gönüllere akar aşkın sel seli,
Hak yolunda yürümez mi her deli,
Edep tahtına el sürdüm de geldim.
Bolu dağlarında geyikli pirler,
Taptuk’un kapısı Yunus’u gizler,
Doğru odun taşıyan dervişi özler,
Eğriyi doğrudan seçtim de geldim.
Bursa’da Üftade ses verir candan,
Ayrılık acısı çekilir tenden,
Hüdayi uyanır sanki bu dünden,
Manevi sofraya çöktüm de geldim.
Akşemseddin rehber oldu fetihten,
Arındı şu ruhum kirden, kasvetten,
Sıyrıldım o yalan şandan, şöhretten,
Kayıp benliğimi buldum da geldim.
Eyüp Sultan derler mübarek eşik,
Ashab-ı Kiram'la sallanır beşik,
Gönül sarayımda yandı bir ışık,
Karanlık kışları geçtim de geldim.
Üsküdar sahili nefesle dolar,
Boğazın suları zikirle çağlar,
Aşk ile yürüyen menzile ağar,
Gönlümü deryaya kattım da geldim.
Resul’ün nuruyla aydınlanır yol,
Ey garip dervişim, sen de feda ol,
Açıldı kapılar, Hakka giden yol,
Secdede kendimi buldum da geldim.
0 Yorumlar