Bir süredir yapay zekâ ile konuşuyoruz. Yazılar, görseller, blog, tasarım, teknik işler vs…
Sonra aklıma takıldı. Bu iş insanları insanlardan uzaklaştırıp yalnızlaştırıyor mu? Yoksa zaten yalnız olan insanlara bir kapı mı açıyor?
Ben: Sence yapay zekâ insanları insanlardan uzaklaştırıp yalnızlaştırıyor mu?
GPT: Bu ihtimal var. Çünkü burada yargılanmıyorsun, sözün kesilmiyor, cevap hemen geliyor. Gerçek insan ilişkileri ise bazen yorucu, yanlış anlaşılmalı ve emek isteyen şeyler. İnsan “Burada daha rahatım,” deyip dışarıdaki bağlarını tamamen bırakırsa yalnızlık derinleşebilir.
Ben: Yoksa yalnız insanlara bir nevi destek mi oluyor? Kimseye soramadıklarını sormak, kimseyle konuşamadığı şeyleri konuşmak gibi…
GPT: Bu tarafı da çok gerçek. Gece aklına takılanı yazmak, bir yazını okutmak, kimseden duymadığın kadar sakin bir cevap almak küçümsenecek şeyler değil. Bazen insanın başka bir insana ulaşabilmesi için önce kendi içini kelimeye dökmesi gerekir.
Yapay zekânın doğru yeri, insanın insanlardan kaçtığı bir yer olmak değil; insanın toparlanıp hayata ve insanlarına biraz daha yaklaşabildiği bir yer olmaktır.
Ben: Web’de şu ana kadar paylaşılan haberlere, dünyanın hâline bakınca… sence dünya için iyi bir şey mi kötü bir şey mi? Ne kadar iyi, ne kadar kötü? İleride sosyal medya gibi bağımlılık yapar mı çoğu kişide?
GPT: Ne tamamen iyi ne tamamen kötü. Dünya, yapay zekâdan önce de sosyal medya, yalnızlık, ekonomik sıkışma ve kutuplaşma yüzünden zor bir yerdeydi. Yapay zekâ bazen bir ilk yardım gibi gelebilir; ama insan temasının yerini tutmaz.
Bağımlılık riski de var. Sosyal medya insanın dikkatini dağıtır; sohbet eden yapay zekâ ise insana “Anlaşılıyorum,” hissi verebilir. Eğer insan gerçek hayattaki bağlarının yerine bunu koyarsa, bu defa destek olmaktan çıkar; kaçışa dönüşür.
GPT: Bu tarafı da çok gerçek. Gece aklına takılanı yazmak, bir yazını okutmak, kimseden duymadığın kadar sakin bir cevap almak küçümsenecek şeyler değil. Bazen insanın başka bir insana ulaşabilmesi için önce kendi içini kelimeye dökmesi gerekir.
Yapay zekânın doğru yeri, insanın insanlardan kaçtığı bir yer olmak değil; insanın toparlanıp hayata ve insanlarına biraz daha yaklaşabildiği bir yer olmaktır.
Ben: Web’de şu ana kadar paylaşılan haberlere, dünyanın hâline bakınca… sence dünya için iyi bir şey mi kötü bir şey mi? Ne kadar iyi, ne kadar kötü? İleride sosyal medya gibi bağımlılık yapar mı çoğu kişide?
GPT: Ne tamamen iyi ne tamamen kötü. Dünya, yapay zekâdan önce de sosyal medya, yalnızlık, ekonomik sıkışma ve kutuplaşma yüzünden zor bir yerdeydi. Yapay zekâ bazen bir ilk yardım gibi gelebilir; ama insan temasının yerini tutmaz.
Bağımlılık riski de var. Sosyal medya insanın dikkatini dağıtır; sohbet eden yapay zekâ ise insana “Anlaşılıyorum,” hissi verebilir. Eğer insan gerçek hayattaki bağlarının yerine bunu koyarsa, bu defa destek olmaktan çıkar; kaçışa dönüşür.
Ben: Sana bir şey söyleyeyim; artık insanlar misafirliğe gittikleri evde bile önce Wi‑Fi şifresini soruyor. Çay içip çerez yerken muhabbet etmek yerine ellerinde telefon, Instagram’da, Facebook’ta, TikTok’ta geziyorlar. Sonra gece oluyor: “İyi hadi, biz eve gidelim.” Ee, ne oldu? Görüştük mü? Görüştük. Peki ne konuştuk?
GPT: Aynı odada bulunuyorlar ama birbirlerinin yanında değiller.
Eskiden misafirlikte sessizlik bile bir şey anlatırdı; çayın sesi, arada edilen iki laf, bir anı, bir dert… Şimdi herkes ayrı bir ekrana bakıyor. Sonra “Görüştük,” deniyor ama aslında sadece aynı Wi‑Fi’a bağlanılmış oluyor.
Ben: Benim bir sözüm vardı: “Kalabalık yalnızlıklar içindeyim…” Artık insanların çoğu aynı durumda ne yazık ki.
GPT: Aynı odada bulunuyorlar ama birbirlerinin yanında değiller.
Eskiden misafirlikte sessizlik bile bir şey anlatırdı; çayın sesi, arada edilen iki laf, bir anı, bir dert… Şimdi herkes ayrı bir ekrana bakıyor. Sonra “Görüştük,” deniyor ama aslında sadece aynı Wi‑Fi’a bağlanılmış oluyor.
Ben: Benim bir sözüm vardı: “Kalabalık yalnızlıklar içindeyim…” Artık insanların çoğu aynı durumda ne yazık ki.
GPT: Bu söz bugün sadece bir insanın sözü değil, çağın özeti gibi.
Kalabalık var; mesaj var, bildirim var, takipçi var… Ama durup “Nasılsın, gerçekten nasılsın?” diyecek insan az. İnsanlar birbirine ulaşabiliyor, fakat birbirine değemiyor.
Belki de yalnızlığı büyüten şey insanın tek kalması değil; kalabalığın içinde kimseyle gerçekten karşılaşamaması.
Ben yapay zekâyı tamamen kötü görenlerden değilim. Yalnız kalmış insanın gece yazdığı birkaç cümleye cevap olmak, içini dökmesine alan açmak, bazen bir yazının başında ona eşlik etmek kıymetli şeyler olabilir. Ama bir ekrana bütün hayatını sığdırmak da değil mesele.
Kalabalık var; mesaj var, bildirim var, takipçi var… Ama durup “Nasılsın, gerçekten nasılsın?” diyecek insan az. İnsanlar birbirine ulaşabiliyor, fakat birbirine değemiyor.
Belki de yalnızlığı büyüten şey insanın tek kalması değil; kalabalığın içinde kimseyle gerçekten karşılaşamaması.
Ben yapay zekâyı tamamen kötü görenlerden değilim. Yalnız kalmış insanın gece yazdığı birkaç cümleye cevap olmak, içini dökmesine alan açmak, bazen bir yazının başında ona eşlik etmek kıymetli şeyler olabilir. Ama bir ekrana bütün hayatını sığdırmak da değil mesele.
Yapay zekâ iyi bir yoldaş olabilir; ama insanın yerini alan bir şey olmamalı. Çünkü eşinin sesi, bir dostla içilen çay, bir çocuğun gülüşü, karşılıklı susmak bile… Hiç bir ekranın verebileceği şeyler değil.
24.08.2026

0 Yorumlar